10 Kasım 2009 Salı

Anneye sesleniş..




anne, annecim, dâsemin... annecim =) geysene buyaya cicikim aç =))dâsemin



♥ İlk kez ismimle sesleniyorsun dasemin dediğin anda gülme krizine girdim çok hoşuma gitti =) seviyorum seni bebekk

06 Kasım 2009 Cuma

enerjine kurbann =)))




izleyemeyenler için burdann tık tıkk =)))

05 Kasım 2009 Perşembe

erva' dan kesit

  Anne yerleri yeni süpürmüş ve silmiştir.. Ama küçük hanım düşünür ki annesi temizliği iyi yapamamıştır ve küçük hanım bir cinlik düşünerek annesinin yerleri tekrar temizlemesi için ön ayak olmalıdır.. .. Küçük hanım buzdolabından aldığı bir litrelik sütü  tv sehpasının üzerine ve yerlere boca eder


  Anne salona girince büyük bir şok yaşar..  Ve bağırmamak için derin bir nefes alır sert bi şekilde küçük hanıma bakar …


  Küçük hanım annesinin sert bakışı karşısında hemen ağlamaya  başlar, anne yeni temizlik yapmış olduğu ve işin içinden iş çıktığı için çok sinirlenmiştir.. Zaten kaç gündür dr’ a gidip geldiği için epeyce de bir yorgundur..


  Ya sabır der anne sonra gider  bez getirir. Daha yeni toz almış olmasına rağmen bir güzel tv sehpasını ve yerleri siler


  Ve o kızgınlıkla diğer odaya gider küçük kız ağlamaya devam eder


  Ve ağlamaklı bir şekilde küçük hanım annesinin yanına gelir


  Annesini öper birkaç kere.. Boynunu büker annesinin yüzünü okşar bir kaç kere..


  Anne der ki tv sehpasını yeni temizlemiştim.. Süt döküldüğü için üzüldüm ben

 




Küçük hanım şirinlik yapar


Anne sarılır küçük kıza


Küçük kız der ki ;

Annecim bida dapmıcam bana kısma mamam mı ?


 Anne der ki mamam


 Annecim seni çok seviyoyum


 Hayır ben seni daha çok seviyorum


 Hayır ben seni çok seviyorum .. Parmaklarıyla iki yapar küçük hanım .. Bak ben daha çok seviyoyum  seni iki seviyoyum =))


 Anne gülme krizine girer…


 Sinir mi oda ne ki  : )))

26 Ekim 2009 Pazartesi

'' Can'lar canı, güzel kızım'' /// tmbel işi :) eskilerden


24/10/2007 15:22


Canım bebeğim;

kontrolümüz çok iyi geçti ablan da sende güzel güzel oldunuz muayenenizi boğazındaki ve kulağındaki kızarıklık geçmiş tertemiz dedi, öksürmüyorsun da şükürler olsun... inşallah hastalanmazsınız bida bu kış mevsimini bu yüzden hiç sevmiyorumm keşke sizin yerinize de ben hastalansam ya da siz büyüyünceye kadar hastalık denen şey kapımızı hiç çalmasa ne güzel olurdu dimi...

bundan sonraki kontrolümüz problem olmazsa üç ay sonra inşallah olmaz.. Bide ben atlatabilsem şu hastalığı üzerimden yapıştı sanki gitmiyor. Allah dermansız dert vermesin gene de buda geçeçek biliyorum

dişlerinden haber yok çok huzursuzsun geceleri deliksiz uyuyan sen sürekli uyanıyorsun gündüz uykun neredeyse hiç yok bekliyorum bu huysuzluklukların arkasından gelecek yeni keşiflerini, ilklerini ...... fotoğraf ta çekemiyorum bi tarafım eksik gibi hala tamir de : (((

ellerini havaya kaldırıp beni kollarına al dercesine gülücük atıyorsun..dudakların gülümsemeye her daim hazır.. ne mutlu bir bebeksin sen öyle…ömrün boyunca hep mutlu olursun inşallah…umarım hayat hep gülen yüzünü gösterir sana, ablana ve tüm çocuklara..


Seninle o kadar mutluyuz ki , hayata öyle bir dalıyoruz ki seninle, sanki senden başka bir şey yok bu dünyada…sana hikaye yazmadığımı fark ettim Ercan Kaşıkçı’nın kitabında yer alan hikayeleri görünce onun kitabında yer alan hikayeleri yazacağım bi tanem sana…ablana da yazmıştım :))


evet…hazırsan izninle başlıyorum (şu anda uyuyorsun meleğim..)

işte sana gökkuşağının hikayesi;

bir gün renkler arasında tartışma çıkmış.kendini üstün gören renkler,üstün buldukları yönlerini göstererek en önemli olduklarını anlatmaya çalışıyorlarmış

MAVİ : ben huzur verici bir rengim…insanlar gökyüzüne baktıklarında yada denize baktıklarında beni görürler ve huzur bulurlar.insanların yaşama amacı olan huzurdur.o açıdan ben en önemli rengim…

SARI : ben sıcaklığım.güneşin rengi benim.insanları ısıtırım.benim gücüm olmasa insanlar soğuktan donarlar..

KIRMIZI : hayat demek,ben demek,çünkü ben insanların damarlarındaki kanın rengiyim.aşkın,tutkunun cesaretin rengiyim.siz de kim oluyorsunuz?

YEŞİL : etrafınıza baksanıza,çimler yeşil,yapraklar yeşil,umutlar yeşil.ben umudun rengiyim..umut olmazsa insanlar yaşayamaz,hiç boşuna kendinizi kandırmayın demiş.

TURUNCU : güneşin doğuşu ve batışı benim rengimdir.ben sağlık rengiyim aynı zamanda.vitaminlerin rengi benim.portakal,mandalina,havuç benim rengimdir.

MOR : hepiniz yanılıyorsunuz.ben gücün,otoritenin rengiyim…krallar,asiller hep beni seçti..

Bu şekilde kavga ederlerken birden şiddetli bir gök gürültüsü duyulmuş.yağan yağmura eşlik eden bir ses renklere çıkışarak,

’sizi kendini beğenmiş budala renkler, hiç biriniz birbirinizden üstün değilsiniz ama hepiniz birbirinizden farklısınız.hepinizin önemi ve gücü var.bundan sonra her yağmurdan sonra el ele verip yeryüzüne uzanacaksınız tıpkı bir kuşak gibi.bu rengarenk kuşağı gören insanoğlu gözlerini sizden ayıramayacak,baktıkça doyacak ve huzur bulacak.adınız da gökkuşağı olacak!’’demiş..


Ercan kaşıkçı diyor ki,’’size değer katan, sizi iyi yapan yönleriniz maddi değil, manevi yönlerinizdir. manevi yönleriniz sizin renginizdir.her renk eşit güzelliktedir.ve doğada her rengin bir görevi vardır.hepimiz dünyada tekiz ve ayrı bir rengiz.kendimiz için,sevdiklerimiz için,yaşadığımız toplum için ve dünya için önemliyiz.dünyada olmanızın önemli nedenleri var.neler olduğunu ise doğru parçaları bir araya getirip siz bulacaksınız.


''YÜREĞİNDEKİ YAŞAMA DOKUN…. ''

15 Ekim 2009 Perşembe

Mektup var ツ ama kime ?

Yok yok bu sefer ki size değil bu sefer ki bana =) Babanız 7+4 =11 senenin şerefine bana kır çiçekleri getirmiş... Yanında kendi el yazısıyla yazdığı mektubuyla beraber.. Bugünde yazdığı şeyleri feysbuka eklemiş =) Çok şaşırdım, çok sevindim... Feyse pek takılmayan babanızdan beklemiyordum açıkçası böyle bir inceliği... Ben kendi payıma düşen mutluluğu aldım.... Sizde seneler sonra okuduğunuzda tatlı bir gülümseme oluşsun diye suratınızda burayada ekledim.. Buyrun keyifli okumalar :)


                                                                                                     14/10/2009


Bi tanem,

Uğruna canlar alınası güzel… Bi çare ruhumun yegane ikizi.. hayatımın anlam kaynağı… Aşk masalımızın ay kızı…..

İçimdeki kıpırtıya sebep, duygularımın ifade yönü… Anlatılamayan, anlatamadığım… sensin tek sebebim…

Bilirim kızarsın sinirlenirsin ama seversin bu serseriyi. Yer yer bilirim göz yumarsın haylazlıklarıma ama bilirsin bu serserinin kalbinde senden başkası yoktur.. Olmayacaktır.. Olmamalıdır çünkü yeri doldurulamayansın… Bazen kendimden bile kıskanıyorum seni… Seni benim bile sevmeye hakkım yok… Benden benden öte bir ben var sıradan ben bile hak etmiyorum seni… senin sevgini.. Canım feda olsun uğruna desem… Hıhh ? Senin uğruna bir can.. nedir ki bir can ? Olsa bin canım versem uğruna az gelir… Aşkımı anlatmak için yazdığım bu satırlar biliyorum ki kifayetsizdir.. Zira

Şairin dediği gibi

‘’ Ağaçlar kalem olsa ummanlar mürekkep, yapraklar kağıt olsa yinede az gelir aşkımı anlatmaya’’…

Belkide özdedir her şeyin anlamı…



SENİ

SEVEN

SERSERİN

13 Ekim 2009 Salı


Sevgileriyle bana yaşamayı öğreten meleklerim..

Ruhumu ve kalbimi toplayıp içimdeki sizleri satırlara dökmeye karar verdiğim bu sabah saatinde,  kalemim isminizi yazıyor ellerimin uzanabildiği her yere... Bir resmin içimdeki sizleri çizilen kâğıdın kıskançlığı gibi yazmak istiyorum doyasıya... Yine kalemim her satırı yazarken sizi, sanki gökkuşağı renklerini alıyor ve her bir mutluluğumuz ise bir rengi andırıyor..

Sevgimi anlatıyorum,  Kalbimdeki sevginizi döküyorum yine ayaklarınıza… Sizleri karşılıksız menfaat beklemeksizin herkesten çok seviyorum.


Biliyorum, Yaşam dolu duygularımız ve karelerde anımsattığımız resimlerimiz zamanla sınırlanmayacak; neşemizle, sevgimizle evrensel olacak meleklerim… Zaman bizimle beraber ilerliyor… Her günümüz ayrı bir tatlı telaş ve arada da olsa küsüyoruz istekler karşısında… En mutlu anlarımızda birlikte güldük, en sancılı anlarınızda ise kucağımda sardım sancılarınızı… Ama her şeye rağmen mutluyuz…

Hatta o kadar mutluyuz ki hızınıza yetişemiyorum … Sanki rengarenk birer çiceksiniz yanımda ama ayakları olan çicekler… Ben ise sizlerin peşinden: çiçekleriyle randevusuna geç kalmış bir arı gibi telaşlı yüreğim…

Bu mutlulukları bana yaşattığınızdan beri bir şeye karar verdim. Hani denizci filmlerde derler ya "kara göründüüüüü, tam yol ileriiiii"… İşte meleklerim hayata kucak açmış mutluluklara tam yol ileri oldu duygularım…

Varlığınızın yanında her busenizde, tebessümünüzde ömrüme ömür kattığınız için teşekkür ederim… Saf güzelliğiniz ve içten sevecenliğinizle nefes oldunuz adeta… Mutluluklarınız hep bu an gibi taze yaşansın küçük kalplerinizde meleklerim…

Afra’ m,  Erva’ m sizleri her şeyden çok seviyorum…

Melekler yüreğinizi hep mesken tutsun…

6' sından bu yana ツ




Bakma böyle kokoş kokoş tam takır yollarda olduğumuza hastayız aslında Faranjit olmuşuz analı kızlı  :(((
 
Doktor ikimizede faranjit teşhisi koydu .. Sigara kullanmamama rağen sigara mı içiyorsun sen boğazın çok fena olmuş dedi... İlaçları bir haftadır kulanıyoruz ama bana mısın demedi. Senin öksürüğün daha da çok arttınca bende öksürük şurubunu bi kenara bırakıp pekmez terayağı olayına girdim.  Bugün ikimizde çok şükür biraz daha iyiyiz..

Bu resimlerde Ablanı kreşten almaya giderken ki görüntülerimizden... Çantasız çıkmıyorsun.. Benim varmış sende takacakmışsın da sınsın :)))



Her kreş dönüşü mutlaka parka uğruyoruz :) Havalar güzelken tadını çıkarmak gerek diye düşünüyorum.. Hastayız ama keyfimiz yerinde çok şükür.. 



Arada böyle küsüyoruz :) Bilgisayar benim diyerek kuruluyorsun pc nin başına.. Kalk ben oturcam diyince de böyle küsme moduna geçiyorsun :) '' Güstüm işte hıhh '' diyerek kollarını bağlıyorsun birbirine.. Hele birde dudaklarını uzatman yok mu :)



Ablanla yaptığımız deneylerde sende nasibini alıyorsun.. Bu sefer ki deneyimiz  tat alma deneyiydi =) Ablan üç küçük kaseye şeker, limon ve un koydu. Aslında un yerine tuz olacaktı ama ablacığın ısrarla un olsun diye ısrar edincehadi un olsun dedik =)

Masanın üzerine hazırlamış olduğu tatları sana tattırdı ve ne olduğunu acımı, ekşimi, tuzlumu olduğunu söylettirdi sana .. Surat ifadelerin çok komikti. Sonra da kendi baktı tatlarına .Benimde denememi istedi ama ben bi bahane bulup kaçtım :)) Hele unun tadına bakmak tam bir facia olurdu sanırım benim için :))) Gönül isterdi ki daha çok resim çekeyim ama malum makinemiz :((


H.sonu da baban sizi gezdirdi tramboline götürmüş, jetonlu oyuncaklara bindirmiş ama size yetmedi sanırım dışarı çıkalım dediniz yeni gelmiş olmanıza rağmen... ''Annemde geysin ama '' diye ekledin sen suratını asarak.. İnan halim yoktu.. Burnumun akması bir yandan, akması neyse de o tıkanması ve en iyi spreye karşı açılıp bir müddet sonra tekrar tıkanması yok mu.. Beynine oksijen gitmiyor resmen. Beni mahveden de bu oluyor resmen.. Başımın zonklamasıda ayrı...

Anneannenleri de aldık, termosumuzu ve yiyecek bir şeyler de alarak Florya' ya Atatürk Ormanına gittik.. Ben biraz uzandım sen koynuma girdin her seferinde =)  Hep yanıbaşımdaydın. Bi ara parka gittik ayakkabılarını çıkardın.. Ayakkabısız daha güzelmiş =)) Anneannenin ve teyzenin sizi ayrı ayrı parka götürmelerini hiç anlatmıyorum =) Parka doydunuz bu hafta sonu...


Bugünden bana kalansa sadece huzur...  Ve senin sıcacık kollarının arasında daldığım güzelliklerle dolu düşünceler...



Afra'dan